Arşiv | Ekonomi

Tags: , , , , , ,

Dolar 1,66 YTL’yi aştı


Global piyasalarda artan tedirginlikle dolar 1,66 YTL’yi aşarak Temmuz 2006’dan beri en yüksek düzeye çıktı.
Dış piyasalarda resesyona yönelik devam eden endişelerin ve global kredi piyasalardaki sıkışıklığın tetiklediği dolar talebi tüm gelişmekte olan ülkelerde risk iştahını azaltıyor. YTL ve YTL cinsi yatırımlara olan talebin de azalmasıyla kur ve faizde hızlı yükselişler görüldü.
Haberin devamı

ABD dışındaki ülkelerin büyümeyi desteklemek için faizleri hızla düşüreceği beklentisi doların dış piyasalarda değerlenmesini sağlıyor. Euro/dolar paritesi bu sabah son 2 yılın en düşük seviyesi olan 1,2774’e geriledi.

Global piyasalarda artan tedirginlik, gelişmekte olan ülkelere ilişkin satış hareketi ve parite etkisiyle doların içeride de yükselişi sürüyor. Bankalararası piyasada dolar 1,6635 YTL ile Temmuz 2006’dan beri en yüksek düzeye çıktı.

Doların son bir yıldaki seyri… (Tablo)

Bankalararası piyasada dolar kotasyonları alış ve satışta 1.6500 YTL ile 1.6650 YTL aralığındaki işlem görüyor. Uluslararası piyasalarda euro-dolar paritesi 1.2840 düzeyinde seyrediyor.

Döviz…
İstanbul ve Ankara’da dolar, euro ve sterlinin alış-satış fiyatları, saat 14.00 itibarıyla YTL olarak şöyle:

İstanbul
ABD doları: 1.6400 (Alış) - 1.6430 (Satış)
Euro: 2.1100 (Alış) - 2.1150 (Satış)
İngiliz sterlini: 2.6800 (Alış) - 2.7000 (Satış)

Ankara
ABD doları: 1.6200 (Alış) - 1.6500 (Satış)
Euro: 2.0850 (Alış) - 2.1250 (Satış)
İngiliz sterlini: 2.6280 (Alış) - 2.7120 (Satış)

İstanbul serbest piyasada dolar 1.6250 YTL, euro 2.1000 YTL’den güne başladı. Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1.5670 YTL, euro’nun satış fiyatı ise 2.0620 YTL olmuştu.

FAİZ YÜZDE 22’NİN ÜZERİNDE

Faizde de yükseliş yaşandı. Tahvil/bono piyasasında 23 Haziran 2010 vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 22.37 ile 4 Temmuz’dan bu yana en yüksek düzeye çıktı. Gösterge tahvilde dün ortalama bileşik faiz spot kapanışta yüzde 21.58, valörlü işlemlerde yüzde 21.82 olmuştu.

BORSALAR DÜŞÜŞTE

Hisse senedi piyasalarında sert satışlar görülüyor. Emtia fiyatlarında yaşanan düşüşün ilgili sektörlere satış getirmesi ve ABD’de dün açıklanan bilançoların zayıf kalması ABD borsalarının gerilemesine neden oldu. Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 2.50, Nasdaq yüzde 4.14, S&P 500 yüzde 3.08 değer kaybetti.

Asya borsalarında da sert kayıplar oldu. Tokyo Borsası yüzde 6.8 değer kaybederken, Hong Kong Borsası’nda düşüşler yüzde 6’yı aştı. Avrupa borsalarında da kayıplar yüzde 3’ün üzerinde.

Dışarıdaki olumsuz havayla İMKB’de düşüş yaşandı. İMKB Ulusal 100 Endeksi gün sonunda 1.099 puanlık düşüşle 25 bin 624 puana geriledi. Hisse senetlerinin değer kaybı yüzde 4.11 oldu.

PETROL 70 DOLARIN ALTINDA

Küresel ekonomik yavaşlamayla petrole olan talebin azalacağı beklentisi, petrol fiyatlarında düşüşe neden oluyor. ABD ham petrolü 69.10, Brent petrolü de 66.76 dolara kadar geriledi.

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Tags: , ,

Reklamınız başarılı oldu mu?


Reklam ajansları ve reklam verenlerin bitmek tükenmek bilmeyen ‘etkinlik’ araştırmalarında ‘beyin ve sinir sistemi’ konusundaki çalışmalar giderek daha fazla oranda ilgi odağı oluyor.

Amerikan ekonomisinin motorunu oluşturan ‘tüketici harcamaları’ inişe geçtikçe, reklamcıların daha etkin yöntem arayışları hız kazanıyor. Bu yöntemlerden biri de biometrik ölçümler, yani beyin dalgaları, galvanik cilt tepkisi, göz hareketleri, nabız atışı vs. gibi parametreler üzerinden izleyicinin ‘biyolojik ve psikolojik’ tepkisini ölçmek.

İşin özeti: Ticaret hayatı daraldığında, reklamcılık sektörünün daha da fazla çalışması gerekiyor.

“İnsanların ne düşündüğü veya ne hissettiği konusunda hipotezleri boşverin. Bu yöntemle insanların ne düşündüğünü ve nasıl hissettiğini kendi gözlerinizle ‘görme’ şansını yakalıyorsunuz” diyor ürün yöneticileri.

Reklam testleri pek de kulağa hoş gelen bir kavram değil ama işe yaradıkları kesin.

New York’ta yerleşik Nielsen Grubu genel olarak reklamcılık ve televizyonda eğlence programları yapımcılığıyla uğraşan şirketleri bünyesinde barındırmakta. Şubat ayında ise bu grup NeuroFocus adlı şirketin hisselerini alarak ortaklık kurdu.

NeuroFocus şirketi ise beyin dalgaları araştırmaları konusunda uzmanlaşmış bir kuruluş. Piyasada borsa ve mali sektörlerde iş yapan şirketlere de hizmet veriyor. Kaliforniya’da yerleşik şirketin genel müdürü A.K.Pradeep “Bizim işimiz dikkat ölçmektir. Televizyon ekranında bir şeyler seyrederken duygusal olarak kendinizi ne kadar kaptırdığınızı saniye saniye ölçebiliriz. İster bir reklam, ister bir film veya isterse televizyondaki herhangi bir eğlence programı olsun, bu yöntem aynıdır.” diyor.

NeuroFocus şirketiyle rekabet halindeki bir kuruluş olan EmSense Corporation ise biometrik teknikleri kullanarak tüketicilerin herhangi bir reklama verdikleri tepkileri ölçtükleri iddiasında. Hatta ödül kazanan reklamlar üzerinde yaptıkları bir araştırma sonuçlarını da kamuoyuna sundular.

Söz konusu araştırma çerçevesinde EmSense, New York ve San Francisco’da yaşları 18 ile 54 arasında değişen 200 denekle çalıştı. Geçen yıl Cannes’da (Fransa) düzenlenmiş olan Uluslararası Reklamcılık Festivali’nde ve New York’taki Amerikan Pazarlama Derneği’nden ödül almış 19 farklı TV reklamı, söz konusu deneklere izlettirilerek biosensörlerle ölçümler yapıldı.

EmSense’in baş analisti Elissa Moses elde ettikleri bazı bulguların, genel kabul görmüş teorileri desteklediğini açıkladı. Araştırma sonuçlarından anlaşıldığı kadarıyla Amerikalı reklamcıların ödül verdiği reklamlar daha az duygusal etki uyandırarak rasyonel görüş açısını önplana çıkarıyorlar. Avrupalı reklamcıların reklamları ise daha yüksek ‘beğeni’ kazanmakla birlikte inandırıcılıkları Amerikan reklamlarına göre daha az bulunuyor.

Ancak Amerikalı ve Avrupalı reklamcılık ekolleri arasında bir takım benzerlik ve paralellikler de var ki önümüzdeki dönemlerde düzenlenecek reklam kampanyalarında ‘işe yarar’ yeni fikirler belki de buralarda bir yerlerde gizli.


ENDİŞELENENLER DE VAR

Bir kısım tüketici hakları savunucuları ise biometrik araştırmaların reklam sektöründe kullanılmasını endişeyle karşılıyorlar. ‘Garip bilimlerin’ bir kısım ‘çılgın insanların’ (ki bu tanım reklamcılar için kullanılmakta) eline geçmesi durumunda pazarlamacıların tüketiciler karşısında ‘haksız bir avantaj’ elde edeceklerinin altı çiziliyor.

“Neuromarketing” adı verilen bu tarz konusunda dile getirilen endişelere ise Elissa Moses “Biz insanların nasıl hissettiğini ve tepki verdiğini anlamaya çalışıyoruz. İnsanların algılarında herhangi bir oynama yapmamız mümkün değil” karşılığını vermekte.

Ürününüzü pazarlamak için yeni bir reklam kampanyası oluşturma aşamasındaysanız, reklamcınıza sorun: Neuromarketing tekniklerinden haberdar mı? Bu kelimeyi ilk defa duyduğunu söylüyorsa, belki de reklam şirketinizi değiştirmenin zamanı gelmiştir.

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Türkiye Yunanistan’a elektrik satacak


Enerji Bakanı Hilmi Güler, Türkiye’nin Yunanistan’a ay sonundan itibaren elektrik satacağını söyledi.

Türkiye Enerji Forumu toplantısında Güler ve Yunanistan Kalkınma Bakanı Christos Folias arasında imzalanan protokole göre, Türkiye Temmuz sonundan itibaren 3 ay boyunca Yunanistan’a 200 megawatt (MW) güçte elektrik satışı yapacak. Protokole göre, satılacak elektriğin fiyatı daha sonra belirlenecek.

Güler, imza sonrasında yaptığı açıklamada, elektriğin Türkiye ile Yunanistan arasındaki 400 kilovoltluk bir hat üzerinden verileceğini söyledi.

Törende konuşan Folias ise “Bu anlaşma Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırsız işbirliği imkanları olduğunu gösteren bir kanıttır” dedi.

AFŞİN-ELBİSTAN’DA İPTAL YOK

Güler ayrıca bir gazetecinin beklenenden az teklif gelen Afşin-Elbistan C ve D santrallerinin geçen hafta yapılan ihalelerinin iptal edilip edilmeyeceği sorusu üzerine, “Şunu kesinlikle söyleyebilirim bu ihaleler iptal edilmeyecek, tek teklif de olsa değerlendirilecek” dedi.

Elektrik Üretim A.Ş. tarafından ihaleye çıkarılan ve yaklaşık 5 milyar dolar yatırım gerektiren Afşin- Elbistan C için iki ve Afşin- Elbistan D için bir teklif alındı. Geçen hafta alınan tekliflere göre, Afşin Elbistan C için Park Elektrik ve Akfen İnşaat-Akfen Enerji ortak girişim grubu, D için ise Akfen İnşaat-Akfen Enerji ortak girişim grubu teklif verdi.

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Tags: , , , , ,

‘Alo KEY’ hattı kuruldu


Vatandaşların KEY ödemelerini kolayca takip etmesi için yepyeni olanaklar sunuldu.
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Emlak GYO) Genel Müdürü Feyzullah Yetgin, Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarının vatandaşlar tarafından kolayca takip edilmesini sağlayacak bir internet sitesi hazırlattıklarını, ayrıca bir de telefonla yardım merkezi kurduklarını açıkladı.

Yetgin, www.keyodemeleri.com adıyla kurulan internet sitesine, sosyal güvenlik kurumlarının gönderdiği 8.5 milyon kişiye ait bilgilerin girildiğini, vatandaşların bu siteden KEY hesapları hakkında bilgi alabileceklerini söyledi. Yetgin şunları söyledi:

“İnternet sitesi, KEY ödemelerinin başladığı gün hizmete açılacak. Telefonla yardım merkezinin telefon numaraları da daha sonraki bir tarihte gazete ilanlarıyla duyurulacak. Sistemin bütün altyapısı hazır. Siteye girerek vatandaşlık numaralarını yazanlar ya da telefonla çağrı merkezini arayanlar KEY alacağı olup olmadığını, varsa ne kadar para alacağını anında öğrenecek.”
KEY’den alacağı olanların daha sonra açıklanacak bir tarihten sonra Ziraat Bankası şubelerine giderek paralarını alabileceğini kaydeden Yetgin, yasal süre olan beş yıl içinde alınmayan paraların ise Hazine’ye irat kaydedileceğini ifade etti.

Yetgin, “Konut Edindirme Yardımı kesintilerinin yapıldığı 1986 ile 1995 yılları arasında bütün ödemeleri yapılan kişiler azami 1400 YTL para alacak” dedi. Yetgin, KEY’de toplam 2.9 milyar YTL ödeme yapılacağını söyledi.

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , ,

Dünyayı sarsan petrol şokları


Petrolün fiyatının 141 doları geçmesi, dünyanın üçüncü bir petrol şoku deneyimi geçirdiğini düşündürtüyor.

Time Dergisi, yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, 150 milyar dolar maddi hasara yol açan, Irak-İran Savaşı’nı kapağına taşımıştı.

Geçen yıl varili 70 dolar olan petrolün fiyatının yılbaşından bu yana yüzde 40 artarak 141 doları geçmesi, dünyanın üçüncü bir ”petrol şoku” deneyimi geçirdiği fikrini akla getiriyor.

Petrol fiyatları, petrol arzına ilişkin kaygılar ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin yanı sıra yatırımcıların enflasyona karşı korunmak için emtiaya aktardıkları paranın artması ve ABD Dolarının değerinin düşük olması nedeniyle yükseliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı Nabuo Tanaka, bu ay başında, ”dünyanın üçüncü büyük enerji krizinde olduğunu” söyledi ve petrol talebinin kesilmesi için ”enerji devrimi” çağrısı yaptı. Önceki petrol krizlerine siyasi kargaşa ve savaşın yol açtığı arzdaki keskin düşüş neden olurken, bu kez gelişmekte olan Asya ülkeleri ve Orta Doğu ekonomilerinin petrole olan talep patlaması fiyatları yükseltti.

Dünya ekonomilerini sarsan petrol şokları şöyle:

1973

İlk petrol şokuna, Arap-İsrail savaşında İsrail’in destekçilerini, özellikle ABD, Japonya, Hollanda, Portekiz ve Güney Afrika’yı doğrudan etkileyen Arapların petrol ambargosu yol açtı.

Petrol ambargosuyla petrol fiyatı 4 misli artarak 12 doları buldu. Artan enflasyon diğer sanayileşmiş ülkelerin ekonomilerini etkiledi. Petrol krizi, farklı petrol kaynaklarının araştırılmasını ve farklı yakıt kullanımını teşvik etti.

1979

İran İslam Devrimi’nden sonra ortaya çıkan ikinci petrol şoku, özellikle dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’de çok şiddetli hissedildi. İran’dan bütün petrol ihracatı durdu, toplam petrol arzı yaklaşık yüzde 5 azaldı ve fiyat yüzde 150 yükseldi. Ortalama petrol fiyatı 1979 yılında 32 doların biraz altındaydı.

İran-Irak Savaşı: İki önemli petrol ihracatçısı ülke arasındaki savaş nedeniyle başlangıçta petrol piyasasında günlük petrol üretimi 4 milyon varil ya da dünya petrol talebinin yüzde 8′i kadar azaldı. 1980 yılında petrolün varil fiyatı yaklaşık 37 dolar oldu.

Uluslararası petrol şirketleri 1979′dan sonra önemli yatırımlar yaptı ve Suudi Arabistan tam ölçek arz krizinin önüne geçilmesine yardımcı olmak için üretimini artırdı. Bu iki petrol krizinden sonra aşırı üretim petrol piyasasında arz fazlasına yol açtı, durgunluk talebi azalttı ve fiyatlar çöktü.

Petrolünün yüzde 90′ını Orta Doğu’dan alan Japonya, akaryakıt verimliliğine dayalı otomotiv endüstrisini geliştirdi, elektronik ve robot teknolojisi gibi teknolojik olarak ilerlemiş sanayiler üzerine yoğunlaştı.

2008

Petrol fiyatlarının yılbaşından buyana yüzde 40 artmasıyla, ham petrolün efektif para maliyetinin şimdiye kadarki en yüksek seviyesine çıkması, üçüncü petrol şoku olduğu yönündeki fikirlerin tartışılmasına neden oldu. Asya’da yeni sanayileşmiş ülkelerde petrole olan talep, bu ülkelerde akaryakıt yardımları kısılsa bile güçlü olmaya devam etti.

Son üç ayda Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Endonezya, Bangladeş, Vietnam ve Singapur’da benzin fiyatları yüzde 10′dan fazla zamlandı. Petrol fiyatlarındaki artış, bu ülkelerde enflasyonist baskıya yol açarken asıl tehlike, büyümesi düşük olan ülkeler için söz konusu oldu.

Çiftçiler, balıkçılar ve nakliyeciler artan petrol ve gıda fiyatlarından yakınırken, İspanya, Fransa, Yunanistan, İsrail ve Nepal’ın da arasında bulunduğu bazı ülkelerde göstericiler sokaklara çıktı.

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Tags: , , , , , ,

Çekirdek ailenin açlık sınırı 711 YTL


4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 711 YTL, yoksulluk sınırı ise 2 bin 315 YTL’ye geriledi.

Türk-İş’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, bir önceki ay 720 YTL 32 YKr olan 4 kişilik ailenin açlık sınırı, Haziran ayında 710 YTL 82 YKr olarak hesaplandı. Ankara’da yaşayan 4 kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 1,32 oranında azaldı.

Ailenin zorunlu ihtiyaçlarının asgari düzeyde karşılanabilmesi için yapılması gereken toplam harcama tutarı (yoksulluk sınırı) ise 2 bin 346 YTL 31 YKr’den, 2 bin 315 YTL 37 YKr’ye geriledi. Gıda enflasyonundaki 12 aylık artış ise yüzde 14,03 olarak hesaplandı.

Açıklamada, araştırma sonucuyla ilgili şu değerlendirmeye yer verildi: “Mutfak harcamasını sebze, meyve kurtardı. Çalışanların, kendilerine ve ailelerine yetecek bir ücret almaları gereği açıktır. İşçinin, ailesiyle birlikte insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlayabilecek harcama tutarını belirlemek için yapılabilecek hesaplamalardan biri, beslenmeye ilişkin ihtiyaçların belirlenmesidir. İnsan onuruna yaraşır düzeyde yaşam sürdürebilmek için gereken harcama tutarı, hiç kuşku yok ki gıda ile sınırlı değildir. Gıda harcaması yanında giyim, konut, ulaşım ve diğer ihtiyaçlar için gerekli tutarın da ayrıca hesaplanması gerekmektedir.

Türk-İş tarafından hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırı tutarları ile elde edilen gelir arasındaki fark, çalışanların içinde bulunduğu geçim sıkıntısının boyutlarını ortaya koyan önemli bir gösterge olmaktadır.”

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Tags:

Elektiriğe yüzde 21 zam geliyor


Elektiriğe yüzde 21 zam geliyor

26 Haziran 2008 16:16
Elektiriğe 1 Temmuz’dan itibaren yapılacak zam oranı belli oldu. Elektrik fiyatları 1 Temmuz’dan itibaren yüzde 21 oranında zamlanan

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine (TEDAŞ) bağlı 20 elektrik dağıtım şirketinin zam talebini onayladı.

Buna göre, 1 Temmuz 2008 tarihinden itibaren konutlarda kullanılan elektriğe yüzde 21, sanayide kullanılan elektriğe ise yüzde 22 oranında zam yapılacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, bugünkü toplantısında elektrik dağıtım şirketlerinin 1 Temmuz 2008 tarihinden geçerli yeni tarife önerilerini değerlendirdi ve karara bağladı.

EPDK, Türkiye Elektrik Ticaret A.Ş.’nin (TETAŞ) toptan elektriğe 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere toptan elektrik satışına yüzde 12,7 zam yapılmasına ilişkin tarife başvurusunu bu ayın başında onaylamıştı. TETAŞ’ın yeni tarifesi, TETAŞ’ın maliyetlerini artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Fiyatları geçen yıldan bu yana rekorlar kırarak yüklesen ve varil başına 136 dolardan işlem gören petrol, elektrik üretiminde büyük paya sahip doğal gaz fiyatlarının belirlenmesinde en önemli unsurlardan birini oluşturdu.

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Tags: , , , ,

Fuhuş sektörü ekonominin neresine oturuyor?


“Sınırlı kaynaklarla, sınırsız ihtiyaçların giderilmesi için yollar arayan bilim dalına ekonomi denir.”

Fuhuş o kadar evrensel bir konu ki, totaliter rejimle yönetilen ülkelerde bile hükümetlerin fuhuş konusunda yapmaya kalktığı her türlü yasaklama ve düzenleme çabası bir şekilde geri tepiyor.

Geçtiğimiz haftalarda Prof.Dr.Hurşit Güneş katıldığı bir toplantıda “Dışarıya 600 milyon dolar o.. parası yolluyoruz” sözleriyle tartışma yarattı.
Türkiye ekonomisindeki cari açığın doğru olarak hesaplanabilmesi için daha önce dikkate alınmayan bazı ‘görünmeyen’ kalemleri tarif ederken ‘o..’ ile başlayan bir sözcük kullanma ihtiyacı duyan profesöre en önemli tepki Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’dan geldi: “Güneş’in sözleri terbiye dışı, Ruslardan özür dilesin”

Profesör Güneş ise bu tepkiye “500 bin Nataşa’yı The Economist’ten aldım özre gerek görmüyorum” sözleriyle cevap verdi.

Anlaşıldığı kadarıyla ‘o…’ sözcüğünü kullanmış olmasının yarattığı ‘etik’ tartışmayı görmezden gelmiş ve işi “Benim ilan ettiğim rakamlar doğrudur” noktasına indirgemişti. Oysa tartışmaların ana odağında rakamların doğruluğu veya yanlışlığı yer almıyordu.

İKTİSATÇILARIN KONUYA İLGİSİ YENİ DEĞİL

Fuhuş sektöründe dönen paranın iktisatçıların ve maliyecilerin ilgisini çekmesi zaten bilinen bir olgu. Ancak konuya yaklaşım tarzındaki bir takım üslup kaymaları, başka türden sansasyonel tartışmalara yol açıyor. Bu durumda yanlış anlaşılmalar adeta kaçınılmaz hale geliyor.

Ekonomi, basit tanımla şöyle anlatılır: “Sınırlı kaynaklarla, sınırsız ihtiyaçların giderilmesi için yollar arayan bilim dalına ekonomi denir.” İnsanoğlunun temel dürtülerini ve ihtiyaçlarını sıralayan ve kategorize eden çok sayıda psikolojik ve sosyolojik tanımlamaları da buna eklediğimizde ‘üreme/seks’ güdüsünün tıpkı beslenme ve barınma ihtiyacı kadar normal ve insani bir dürtü olduğunu görürüz.

Bu durumda, Amerika’daki ‘Subprime Mortgage’ krizini incelerken insanoğlunun ‘barınma’ ihtiyacını veya global ekonomide yükselen gıda fiyatlarını incelerken de insanoğlunun ‘beslenme’ ihtiyacını göz önüne almadan yapılacak ekonomik ve sosyal analizler yetersiz kalmaya mahkumdur.

Aynı şekilde, fuhuş sektörünün ekonomideki etkilerini incelerken de objektif değerlerle hareket etmek ve ‘o..’ ile başlayan kelimede ifadesini bulan bir ilkelliğe düşmemek yerinde olacaktır. Esasen Türkiye’nin sorunlarına çare arayan siyasetçilerden ve akademisyenlerden beklenen de budur.

FUHUŞ VE EKONOMİDEKİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI

“Tüketici davranışları incelenirken, ahlaki duyarlılıkları ne ölçüde dikkate alınabileceği”ne dair geçtiğimiz dönemde Kanada’da yapılan bir araştırmanın sonuçları Guncel.Net haber sitesinde yayınlanmıştı.

Etik yaklaşım prestij sağlıyor mu? başlıklı yazıda da açıkça görülebileceği gibi, ‘ahlaki’ görüş açıları ekonomik kararlar verme arifesindeki bir insanın kararlarını sanıldığı kadar etkilemiyor. Tüketiciler mal veya hizmet alımı tercihlerini yaparken, fiyat ve kalite rasyosunun kendi ihtiyaçlarına en uygun şeklini gözetiyorlar ve bu aşamada ‘etik’ kuralları pek de dikkate almıyorlar.

Konuya ilişkin olarak Türk entelijansiyası ve medyasında pek çok tartışma yapıldı ve hala da yapılmakta. Söz gelişi Hizmet Sektörü ve Leasing başlıklı bir analizde, fuhuş sektöründeki Rus etkisinin sosyo-ekonomik etkileri masaya yatırılmıştı.

Böyle bir durumda dört tane kadının televizyona çıkıp “Yerli malı kullan ey vatandaş!” çağrısında bulunuyor olması gerçekten çok komik durumlara yol açabiliyor.
Fuhuş o kadar evrensel bir konu ki, totaliter rejimle yönetilen ülkelerde bile hükümetlerin fuhuş konusunda yapmaya kalktığı her türlü yasaklama ve düzenleme çabası bir şekilde geri tepiyor.
EKONOMİK HESAPLAMALARDA JİGOLO FAKTÖRÜ DE VAR

Türkiye, ekonomide serbest pazar ilkelerini hayata geçirmeye çalışan ve global ekonominin getirdiği rekabet ortamında ayakta kalma mücadelesi veren dinamik bir ekonomiye sahip.

Böyle bir ülkede kimi akademisyenler ‘Rus kadınlara ödenen’ paraların cari işlemler açığını büyüttüğünü iddia ederken, belki de onlara şu soruyu sormakta fayda var:

‘Genç Türk erkeklerinin sunduğu ayrıcalıklı hizmetlerden’ yararlanmak için turistik merkezlerimize akın eden orta yaş ve üstü yalnız Avrupalı kadınların bıraktığı paraları, cari işlem açığının hesaplanmasında nereye yazacağız?
RUSLAR VE DİĞER GAFLAR

Türk siyasetçilerin Rus turistlere yönelik gafları ve ‘o..’ kelimesini kullanma konusundaki eğilimleri yeni değil.

Yaklaşık iki yıl kadar önce (o zamanki) Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un Rus turistler hakkında söylediği sözler de büyük ilgi çekmiş, Bakan daha sonra Ruslardan özür dilemek zorunda kalmıştı.
2 Haziran 1995 tarihinde ise dönemin bakanlarından Ayvaz Gökdemir, Türkiye’yi ziyaret eden Avrupalı bazı kadın milletvekilleri için ‘o..’ demiş, bu durum daha sonra Türkiye’nin başını çok ağrıtmıştı.

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Tags: , , ,

Asgari ücret yüzde 5 artacak


Asgari ücret, 1 Temmuz’dan itibaren yüzde 5 artışla 16 yaşından büyükler için net 503.26 YTL’ye yükselecek.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararı doğrultusunda, yıl sonuna kadar geçerli olacak asgari ücrette 1 Temmuz’dan itibaren düzenlenmeye gidilecek.

Buna göre, halen 16 yaşından büyük bekar bir işçi için asgari geçim indirimi dahil brüt 608.40, net 481.55 YTL olan asgari ücret, brüt 638.70, net 503.26 YTL’ye yükselecek. Asgari ücrette yapılan net artış 21.71 YTL olacak. Halen 16 yaşından küçükler için brüt 515.40, net 414.92 YTL olan asgari ücret, 1 Temmuz’dan itibaren brüt 540.60, net 432.97 YTL’ye yükselecek.

Böylelikle 16 yaşını doldurmuş işçilerin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücretleri brüt 21.29, 16 yaşını doldurmamış işçilerin de 18.02 YTL olacak. Kapıcılar için brüt 608.40, net 517.14 YTL olarak uygulanan asgari ücret ise brüt 638.70, net 542.90 YTL’ye ulaşacak. Temmuz ayında yapılacak düzenleme, asgari ücret üzerinden yapılan kesintileri ve işverene maliyeti de artıracak.

Asgari ücretten 16 yaşından büyük işçiler için yapılan kesinti 135.44, 16 yaşından küçük işçiler için 107.63, kapıcılar için de 95.81 YTL’yi bulacak. Asgari ücretin işverene toplam maliyeti 16 yaşından büyük işçiler için 776.02, 16 yaşından küçük işçiler için 692.64, kapıcılar için 772.02 YTL olacak.

Yeni asgari ücretle birlikte sosyal sigortalar primine esas kazancın alt ve üst sınırı da değişecek. Halen asgari ücretin brütü olan 608.40 YTL düzeyinde bulunan prime esas kazancın alt sınırı 638.70 YTL’ye, 3 bin 954.60 YTL olan primine esas kazancın üst sınırı ise aylık 4 bin 151.70 YTL’ye yükselecek. Yeni asgari ücret ile prime esas kazancın alt ve üst sınırları, 31 Aralık 2008′e kadar uygulanacak.

Katagoriler EkonomiYorumlar (0)

Tags: , , , , ,

THY 333 Euro’ya ABD’ye uçuyor


THY, yoğun talep nedeniyle 333 Euro’luk tarifesini Amerika, Uzakdoğu, Çin ve Güney Afrika’ya kadar genişletti.

Türk Hava Yolları tarafından her ay 12 yurt dışı noktasına uygulanan promosyonel ücretlere, yoğun talep nedeniyle Amerika, Uzakdoğu, Çin ve Güney Afrika noktaları da eklendi.

Türk Hava Yolları’nın tüm yıl boyunca devam eden “111 Euro’ya yurtdışı fırsatı” kampanyasının temmuz ayı uçuş noktaları belli olurken yolcuların sözkonusu promosyon ücretlerine rağbet etmesi üzerine Amerika, Çin, Güney Afrika ve Uzakdoğu uçuşları da 333 Avro ücretle satışa sunuldu. Yaz-kış, düşük-yoğun sezon ayrımı olmaksızın her hafta yenilenen kampanyada dış hat uçuş noktalarına yolcular vergiler hariç ekonomi sınıfında Avrupa’ya 111 Avro’ya, business sınıfta 333 Avro’ya, Amerika, Güney Afrika, Çin ve Bangkok’a ekonomi sınıfta 333 Avro’ya gidiş-dönüş bilet alabilecekler.

Temmuz ayında promosyonel fiyatla uçulabilecek yurtdışı hatları şöyle: “Johannesburg, Capetown, Halep, Zagrep, Ljubljna 1-7 Temmuz; Şikago, Milano, Moskova, Atina 8-14 Temmuz: Osaka, Pekin, Şangay,Barselona, Sanaa, Priştina 15-21 Temmuz: Bangkok,Simferepol,Bruksel,Rostov 22-31 Temmuz.”

Ankara ve İzmir’ en yapılacak seyahatlerde belirlenen ücretlere 50 Euro, diğer Türkiye çıkış noktaları ve Ercan’dan yapılacak seyahatlerde ise 80 Euro eklenecek.

Katagoriler EkonomiYorum Var (1)

Books Blogs - BlogCatalog Blog Directory