Arşiv | Sağlık

Tags: , , , ,

Çin çikolatasında melamin bulundu


İngiliz yetkililer, Çin çikolatasında kimyasal madde olan melamin bulunduğunu belirtti.
İngiliz şekerleme şirketi Cadbury’nun bir sözcüsü, Çin yapımı çikolatalarına yapılan ön testlerde kimyasal madde melamin bulunduğunu bildirdi.

Adı açıklanmayan sözcü, çikolatalarında tespit edilen melamin maddesinin miktarının ne kadar olduğunu belirtmek için erken olduğunu söyledi.
Şirket tarafından daha önce yapılan açıklamada, Çin yapımı çikolatalarının güvenli olup olmadığı konusunda şüpheleri bulunduğu bildirilmiş ve bu çikolataların önlem olarak geri çekildiği açıklanmıştı.

Hon Kong hükümeti, Cadbury’nun Asya Pasifik şubesinin, merkezdeki Gıda Güvenliği birimine, Çin’in başkenti Pekin’deki fabrikasında üretilen 11 çeşit çikolatanın toplatıldığını bildirdiğini duyurmuştu.

Açıklamada, ürünlerde melamin bulunup bulunmadığı belirtilmemişti.

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , , , , ,

Hormonsuz gıda nasıl anlaşılır?


Uzmanlar, meyve sebzelerin hormonlu olup olmadığını anlamanın yollarını anlattı.

Genel olarak dış görünüşü şekilsiz, bozuk, sivri çıkıntıları olan, içleri ya da çekirdek etrafı boş ve ürün kendine has tadı vermiyorsa o sebze ve meyveler hormonludur…

Hormonlu meyve ve sebzelerin dış görüntülerinin şekilsiz, bozuk, içlerinin ve çekirdek çevresinin boş olduğu, kendisine has tadı vermediği belirtildi.

Vatandaşların, çarşıda pazarda hormonlu ve hormonsuz sebze-meyveyi ayırt edebilmeleri için bazı ip uçları şöyle sıralanıyor:

Domates: Domates kesildiğinde içi fazlaca boşsa meyvenin ucunda sivri çıkıntılar ve yuvarlak yapısından farklı bir şekle sahipse hormonlu olduğundan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca hormonlu domateslerde dik kesildiğinde ortasında beyaz ve sert bir tabaka görülür.

Salatalık: Şekilsiz, bir ucu kalın bir ucu ince veya yan yana yapışık meyvelere dikkat edin. İçleri adete sünger gibi, çekirdek evi de kof bir yapıya sahiptir. Tatlarında farklılıklar ve lezzetsizlik vardır.

Biber: Aşırı büyük ve etli bir görünüme sahiptir. Çekirdek etrafı boş, etli kısmında domatesteki gibi beyaz ve sert bir doku görülür.

Patlıcan: Şekli bozuktur, kenarda şişlikler görülür. Yan yana yapışıktır, etli kısmı sünger gibi kof olur.

Patates: Şekilsiz ve yumruları birbirine yapışıktır. Patateste aşırı gübre ve hormon kullanılırsa içinde kararmalar görülür.

Çilek: Aşırı büyük, çift yapışık ve içleri boştur.

Karpuz: Hormonlu karpuzların çekirdek evleri boştur. Yendiği zaman aşırı nişasta kokusu verir.

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , ,

Kalbiniz için dişinizi fırçalayın


Uzmanlar, dişleri düzenli olarak fırçalamanın kalp hastalığına yakalanma riskini azaltabileceğini açıkladı.

İrlanda’nın başkenti Dublin’de düzenlenen Genel Mikrobiyoloji Derneğinin toplantısında, Bristol Üniversitesinden Prof. Howard Jenkinson, kalp hastalıklarının sigara kullanımı, kolesterol seviyesinin yüksek olması ve aşırı kiloya bağlı olduğuna ilişkin bilgileri bir yana koyarak, diş temizliğinin kalbi sanıldığından fazla etkilediğini belirtti.

Jenkinson’a göre “sağlıklı ve ince olmak önemsiz. Eğer dişlerin durumu kötüyse kalp hastalığına yakalanma riski artıyor”.

İrlanda Cerrahlar Kraliyet Kolejinden Dr Steve Kerrigan da “ağzın, muhtemelen vücudun en kirli yeri olduğunu” belirterek, dişlerin düzenli fırçalanmamasının dişeti kanamalarına, bunun da ağızdaki yüzlerce bakterinin kan damarlarına girmesine neden olduğuna dikkati çekti.

Kerrigan, bakterilerin burada, kanda bulunan, pıhtılaşmayı sağlayan plaketlere yapışarak kanın bir bölümünün kalbe ulaşmasını engellediğini ve kalp krizi riskini artırabildiğini vurguladı.

Yeni Zelanda’daki Otago Dunedin Üniversitesinden Prof. Greg Seymour ve ekibi de temiz olmayan ağızdaki bakteriler ve damar sertliği arasındaki ilişkiyi araştırdı.

Bilim adamları, ağzın temiz olmaması durumunda akyuvarların atardamar dokusunda birikebildiği, bunun da damar sertliğine yol açabileceği sonucuna vardı.

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

Sarhoştum hatırlamıyorum!


Sarhoşken yaşanan kötü anıların hafızadan silindiği, alkolün bu yüzden bağımlılık yaptığı ortaya çıktı.
İngiliz bilim adamları, alkolün hafızayı etkilediğini, içkinin bir partiyle ilgili güzel şeylerin hatırda kalmasını kolaylaştırdığını, ancak yaşanan kötü şeylerin hatırlanmasını zorlaştırdığını söylediler.

Çok içen kişilerin hafızaları üzerinde yapılan incelemeler, sarhoşken yaşanan kötü şeylerin hatırlanamamasının, aksine güzel şeylerin akla gelmesinin, tekrar tekrar içilmesinin temel nedenlerinden biri olduğu belirtildi.

Sussex Üniversitesi’nde görevli profesör Theodora Duka, Liverpool Üniversitesi’nde düzenlenen Bilim Festivali’nde yaptığı konuşmada, endişeyi giderdiği, mutluluk ve zevk verdiği, yasakları deldirdiği bilinen alkolün bağımlılık yaratmasına en büyük katkının, hafıza üzerindeki etkisi olabileceğini belirterek, alkolün iyi anıları hatırlatarak daha çok içmeye teşvik ettiğini kaydetti.

KADINLARI YANLIŞ HÜKME SEVKEDİYOR

Theodora Duka, alkolle ilgili bazı çalışmaların da, alkolün, özellikle kadınlarda yanlış hükümlere varma olasılığını arttırdığını gösterdiğini sözlerine ekledi.

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , , , ,

Kadınlar daha çok kabus görüyor


Kadınların geceleri, erkeklere kıyasla çok daha fazla kabus ve duygusal rüyalar gördüğü belirlendi.
170 Gönüllü üzerinde yapılan araştırmada, deneye katılanların hatırladıkları son rüyayı anlatmaları istendi.

Erkeklerin yüzde 19′u, kadınlarınsa yüzde 30′u kabus gördüklerini anlattı.

West of England Üniversitesi araştırma görevlilerinden Dr.Jennifer Parker, kadın ve erkeklerin genel rüya sayısında bir farklılık olmadığını kaydetti. Diğer araştırmalar, kadınların erkeklere kıyasla daha huzursuz uyuduklarını ortaya koyuyor.

Bunun bir nedeninin, kadının âdet kanaması öncesi dönemlerinde, vücudunda meydana gelen ısı değişiklikleri olabileceği belirtiliyor.

Pkikoloji uzmanı olan Dr.Parker, kadınların regl dönemi öncesinde daha canlı ve rahatsız edici rüyalar gördüklerinin, uzun zamandır bilindiğine işaret ediyor. Dr.Parker, “Bu araştırmayla pekiştirilen bilgi, kadınların erkeklere kıyasla, daha kötü rüyalar görüyor olmaları.” dedi.

Araştırmaya katılan kadınların, sevdikleri bir kişiyi kaybetmek gibi son derece duygusal olayların rüyasını daha çok gördükleri saptandı.

KADINLAR SORUNLARI UYKUYA TAŞIYOR

Dr.Jennifer Parker, “Duygusal bilgileri işlemden geçirme konusunda, kadınların çözüme kavuşturamadıkları sorunları geceleri uykularına taşımaya daha eğilimli oldukları gözlendi.” dedi.

Edinburg Uyku Merkezi’nin Müdürü Dr. Chris Idzikowski, sözkonusu araştırmada rüya görme konusunda kadın ve erkekler arasında bir fark olmasına şaşmadığını söyledi.

Ancak Dr.Idzikowski, kadınların daha çok kabus mu görüdükleri ya da görülen kabusları, kadınların mı daha çok hatırladığı konusunun, açıklık kazanmadığını belirtti.

Dr.Idzikowski, bulguların eldeki bilgileri doğruladığını, kadınların daha huzursuz uyuduğunu ve daha çok uykusuzluk çektiğini kaydetti.

Uykunun sık sık bölünmesinin de rüyaların hatırlanmasını kolaylaştırdığı, ancak bölünen uykunun, aynı zamanda, kişideki kaygı ve korku duygularını da tetikliyor olabileceği kaydedildi.

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , , , ,

Egzersiz hafızayı güçlendiriyor


Hafıza zayıflığı olan yetişkinlerin egzersiz yapmasının hafızayı güçlendirmede etkili olduğu açıklandı.

Egzersizin, orta derecede hafıza zayıflığı olan yetişkinlerde hafızayı güçlendirmede yardımcı olabildiği bildirildi.

Melbourne Üniversitesinden bir ekip, hafıza zayıflığı olan 50 yaş ve üzerindeki 138 kişi üzerinde, evde yapılan bedensel aktivitenin etkisini araştırdı.Gönüllülerden bazılarından 24 hafta boyunca haftada 3 kez 50 dakika, yürümek gibi orta derecede fiziksel aktivitede bulunmaları istendi. Diğerlerinden ise egzersiz yapmaları talep edilmedi.

Araştırma sonucunda yapılan testlerde, egzersiz grubundakilerin hafıza testlerinde daha başarılı oldukları, bunama belirtileriyle ilgili testlerdeki skorlarının ise düşük olduğu belirlendi. Denekler daha sonra da takip edildi ve egzersiz programı bittikten sonra yararlarının 12 ay boyunca devam ettiği görüldü.

Kalp-damar sistemine faydalı olduğu bilinen egzersizin beyne kan gitmesini sağladığı için hafızanın işleyişine de yardımcı olabildiği belirtiliyor. Journal of the American Medical Association’da yazan araştırmacılar, “Orta derecede idrak sorununda 36 ayda önemli etkisinin olmadığı görülen ilaç tedavisinin aksine bedensel aktivite; depresyon, yaşam kalitesi ve kardiyovasküler sistemin çalışmasına ilişkin araştırmaların da gösterdiği gibi, sadece hafızanın işleyişine fayda sağlamakla kalmıyor, sağlığa başka yararları da bulunuyor” dediler.

Alzheimer Derneği’nden Susanne Sorensen de, “Düzenli egzersiz bunama riskini azaltmanın en iyi yollarından biri ve bunamanın ilerlemesini yavaşlatabilir” dedi

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , ,

Ramazan’da ağız kokusu nasıl giderilir?


Uzmanlar Ramazan ayında oruç tutan insanlarda sıkça görülen ağız kokusunu önlemenin yollarını anlattı.

Sağlık Bakanlığı Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Kulak Burun Boğaz Profesörü Murat Karaşen, ramazan ayının önemli sorunlarından olan ağız kokusunun, ağız kuruluğuna bağlı olarak ortaya çıktığını söyledi.

Prof. Dr. Karaşen, ramazanda gün içinde uzun süre sıvı tüketilmediği için ağız kuruluğu oluştuğunu belirterek “Tükürük ağız içini yıkayan, koruyan, orayı temizleyen, oranın hijyenini sağlayan önemli bir vücut salgısı. Tükürük olmadığı zaman gıda artıkları ağzımızın girinti çıkıntılarında kalıyor. Ve bunlara bağlı ortaya çıkan bir takım oksijensiz ortamda yaşamayı seven bakteriler, ağız içinde birikiyor, çoğalıyor ve onların ortaya çıkardığı gazdan da ağız kokusu oluşuyor” dedi.

ORUÇTAN ÖNCE DİŞLER ÇOK İYİ FIRÇALANMALI

Ramazanda nelere dikkat edilmesi gerektiğine de değinen Sağlık Bakanlığı Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Kulak Burun Boğaz Profesörü Murat Karaşen, iftar ile sahur arası bol sıvı tüketmek gerektiğine işaret etti. Prof. Dr. Karaşen, özellikle sahurda mümkün olduğunca fazla sıvı alınması gerektiğini kaydederek şunları söyledi:

DİLİN ÜST BÖLÜMÜ İYİ TEMİZLENMELİ

“Sahurda oruçlu hale başlamadan önce, mutlaka ağız hijyenine dikkat edeceğiz, dişlerimizi çok iyi bir şekilde fırçalayacağız. Halkımızın önemli bir kısmının bilmediği bir konu var. Ağız kokusunda önemli bir yere sahip. Dilin üst bölümünün temizliği. Biz bu bilinci oluşturmaya çalışıyoruz.

Çünkü bakteriler bu katmanın altında yaşıyor. O katmanı temizler, iyi temizlik yaparsak bu ağız kokusuna sebebiyet veren bakterileri ve onların beslendiği gıda artıklarını da ortamdan uzaklaştırmış oluruz. Mutlaka yemeklerden sonra, yani iftar ve sahurdan sonra ağız gargarası yapmak gerekiyor. Bizim normal içtiğimiz su ile de çok rahat bir şekilde ağzımızı gargara yaparak, kenar köşede tutunan gıda artıklarını yok etmiş ve ağız kuruluğu ile kokuyu gidererek ağız hijyenimizi de korumuş oluruz.

YOĞURT, MAYDANOZ VE YEŞİL ÇAY

Öte yandan yoğurt ağız hijyenini sağlayan özelliklere sahip bir gıda. Yine maydanoz çiğnemek, yeşil çay içmek ağız hijyenini sağlayan ve ağız kokusunu gideren gıdalardan. Bu sebepleri tümden kaldırırsanız ağız içinden kaynaklanan ağız kokuları yüzde 95 azalır.”

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , ,

Red Bull’da kalp krizi riski


“Kanatlandırması” için üniversite öğrencileri ve adrenalin sporları tutkunları arasında popüler olan kafein içerikli içeceğin kanı yapışkan hale getirdiği ve bunun kriz gibi kalp ve kan damarlarında soruna neden olduğu belirtildi.

STRES VE TANSİYONLA ÖLDÜRÜCÜ OLUYOR

Royal Adelaide Hastanesi’nin Kalp ve Kan Damarları Araştırma Merkezindeki araştırmacısı Scott Willoughby, bir Avustralya gazetesine verdiği demeçte, ”Red Bull’un içilmesinden bir saat sonra kan sistemi artık normal olmuyor. Kalp ve damar hastalığı olan hastalarda gördüğümüz gibi anormal oluyor” dedi. Willoughby, stres ve tansiyonla birleştiğinde Red Bull’un öldürücü olabileceğini kaydetti. Scott Willoughby ve ekibinin, 30 kişinin, 250 mililitrelik şekersiz Red Bull’u içmeden 1 saat önceki ve içtikten 1 saat sonraki kalp damar sistemini test ettikleri belirtildi.

Red Bull’un Avustralya şubesinin sözcüsü Linda Rychter ise Reuters ajansına verdiği demeçte, araştırmanın, şirketin merkez bürosu tarafından değerlendirileceğini kaydetti. Rychter, ”araştırma, bir fincan kahve içilmesinin etkilerini göstermiyor. Bu nedenle bildirilen sonuçlar beklenen sonuçlardır ve normal fizyolojik değişiklik içinde yer almaktadır” dedi.

Red Bull, sağlık sorunlarına neden olduğu için Norveç, Uruguay ve Danimarka’da yasaklanmıştı ancak şirket geçen yıl 143 ülkede 3.5 milyar kutu içecek satmıştı. Formula 1 yarışlarına ve dünyada uç noktadaki spor olaylarına sponsorluk yapan Avusturyalı şirket, müşterilerini günde iki kutudan fazla içmemeleri yönünde uyarıyor.

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

9 bin yıldır süt içiyoruz


Araştırmacılar, insanın 9 bin yıldır süt içtiğini ortaya çıkardı.
İngiliz Nature dergisinin yarınki sayısında yayımlanacak makalede, uluslararası araştırmacılar ekibinin Ortadoğu ve Balkanlarda bulunan 2200′den fazla çömlek üzerinde incelemelerde bulunduğu ve çağımızdan 6500 yıl öncesinden beri sütün işlendiği ve muhafaza edildiği sonucuna vardıkları belirtildi.

İnek, koyun ve keçilerin çağımızdan 8 bin yıl öncesinde başta eti ve yünü için yetiştirildiği biliniyordu. Ancak ilk kez bu hayvanların sütünün de yaklaşık 9 bin yıldır tüketildiği ortaya çıkmış oluyor.

Süt tüketimine ilişkin en eski kanıtlar, şimdiye kadar İngiltere’de ve Romanya’da ortaya çıkarılmıştı.

Sütten gelen bu yeni organik tortuların bulunduğu çömlek kalıntılarını, İngiltere’deki Bristol Üniversitesi profesörlerinden DR. Richard Evershed başkanlığındaki araştırmacılar inceledi. Söz konusu kalıntıların Anadolu’nun kuzeybatısından, Güneydoğu Avrupa’dan (Yunanistan) ve Ukrayna’dan getirildiği belirtiliyor.

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , , , ,

Bekarların bunama riski daha fazla


Evli olma ve birlikte yaşamanın bunama riskini yarı yarıya azalttığı açıklandı.

Karolinska Entstitüsü tarafından 1449 kişi arasında yapılan araştırma, evli olmanın ya da birlikte yaşamanın bunama riskini yarı yarıya azalttığı saptandı.

Bilim adamları, araştırmaya katılan kişilerin orta yaşlarındayken bir eşle birlikte yaşayıp yaşamadığını tespit ettikten sonra, aradan geçen zamanda bu kişilerde bunama olup olmadığına baktı.

Geçen 21 yılın ardından, araştırmaya katılanların 139’unun kısmi idrak güçlükleri çektiği, bunlardan 48’inde Alzheimer olduğu görüldü.

Araştırmacılar, geç yaşlarda boşanmış, ancak bir daha evlenmemişlerde bunama riskinin 3 kat, çok genç yaşta boşanmış ve bir daha evlenmemiş olanlarda ise 6 kat fazla olduğu belirledi.

Katagoriler SağlıkYorumlar (0)

Books Blogs - BlogCatalog Blog Directory