Tag Arşivi | "Spor"

Tags: , , , , , , , , , ,

Egzersiz hafızayı güçlendiriyor


Hafıza zayıflığı olan yetişkinlerin egzersiz yapmasının hafızayı güçlendirmede etkili olduğu açıklandı.

Egzersizin, orta derecede hafıza zayıflığı olan yetişkinlerde hafızayı güçlendirmede yardımcı olabildiği bildirildi.

Melbourne Üniversitesinden bir ekip, hafıza zayıflığı olan 50 yaş ve üzerindeki 138 kişi üzerinde, evde yapılan bedensel aktivitenin etkisini araştırdı.Gönüllülerden bazılarından 24 hafta boyunca haftada 3 kez 50 dakika, yürümek gibi orta derecede fiziksel aktivitede bulunmaları istendi. Diğerlerinden ise egzersiz yapmaları talep edilmedi.

Araştırma sonucunda yapılan testlerde, egzersiz grubundakilerin hafıza testlerinde daha başarılı oldukları, bunama belirtileriyle ilgili testlerdeki skorlarının ise düşük olduğu belirlendi. Denekler daha sonra da takip edildi ve egzersiz programı bittikten sonra yararlarının 12 ay boyunca devam ettiği görüldü.

Kalp-damar sistemine faydalı olduğu bilinen egzersizin beyne kan gitmesini sağladığı için hafızanın işleyişine de yardımcı olabildiği belirtiliyor. Journal of the American Medical Association’da yazan araştırmacılar, “Orta derecede idrak sorununda 36 ayda önemli etkisinin olmadığı görülen ilaç tedavisinin aksine bedensel aktivite; depresyon, yaşam kalitesi ve kardiyovasküler sistemin çalışmasına ilişkin araştırmaların da gösterdiği gibi, sadece hafızanın işleyişine fayda sağlamakla kalmıyor, sağlığa başka yararları da bulunuyor” dediler.

Alzheimer Derneği’nden Susanne Sorensen de, “Düzenli egzersiz bunama riskini azaltmanın en iyi yollarından biri ve bunamanın ilerlemesini yavaşlatabilir” dedi

Posted in SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , ,

Ne zaman egzersiz yapmalı?


Sağlıklı bir yaşam için egzersiz yapmak şart. Bu yola girmeden önce vücudunuz için doğru saati öğrenmelisiniz.

Sabah saatlerinde yapılan hafif bir koşu, metabolizmanın hızlanmasına destek verebilir.

Bu konuda uzmanların değişik görüşleri var. Sindirim, eklem hareketleri, dolaşım sistemi, metabolizma ve hatta biyoritmleri göz önünde bulunduran uzmanlar, bu parametrelerin hangilerinin diğerlerine nazaran daha öncelikli olduğuna bağlı olarak birbirinden farklı görüşler ileri sürüyorlar. Bu durum apayrı bir kafa karışıklığı yaratabiliyor.

Biraz kafa karışıklığı riski yaratmak riskine rağmen biz burada vücudun en fazla miktarda kalori yaktığı zaman dilimlerini esas alarak egzersiz yapmak için en uygun zaman dilimini araştıracağız. Egzersizin anlamı pek çok kişi için zaten ‘kalori yakmak’ anlamına geldiğine göre, bu mantık hiç de yanlış sayılmaz.

Kalori yakmak için metabolizma oranlarınızı yükseltmeniz gerekir. Burada orandan kastedilen şey vücudunuzun enerji harcama oranıdır. Bu oranı elinizden geldiğince yükselttikten sonra bazal metabolizma üzerine eğilebiliriz. Bazal metabolizma oranı ise vücudun dinlenme halindeyken yaktığı kalori oranıdır. Bu oranı da yükseltmek elinizdedir.

Egzersiz yaptığınız her seferde kalori yakışınız artar ve siz egzersiz yapmayı bıraktıktan sonra yavaşça bazal orana döner. Azalma oranı oldukça yavaştır ve bu yüzden de siz egzersiz yapmayı bıraktıktan saatler sonra bile vücudunuz kalori yakmaya devam edecektir.

Zamanınızın çoğunu oturarak geçirdiğiniz bir ofiste çalışıyorsanız, vücudunuzun özel olarak sıkı çalışması gerekmiyor demektir ve metabolizmanız son derece yavaştır. Uykuya daldığınızda ise metabolizmanız en düşük düzeye iner.

Bu prensibe dayanarak en yüksek randımana ulaşabilmeniz için, kalp atış hızınızı düzenli bir şekilde arttırarak zamanla metabolizmanızı gün boyunca daha yüksek bir orana da getirebilirsiniz.

İKİ KEZ EGZERSİZ

Mağaralarda yaşayan atalarımız gibi günde bir kaç defa dışarı çıkıp yemeğiniz için avlanmanız gerekseydi çok kolay kilo verebilirdiniz. Bugünkü modern dünyanın şehirlerinde böyle bir şeyi gözünüzün önünde canlandırmak bile saçma, ama temel prensip hala geçerli.

Metabolizmanızı 30 dakikalık bir süre için çok yüksek düzeye çıkarıp daha sonra metabolizmanızın yavaşça inişe geçeceği bir kaç saatlik bir süreyi dinlenmeye ayırırsanız, bu süreci düzenli olarak tekrarlamanız durumunda hem bazal hem aktif metabolizmanız daha yüksek bir düzeye erişecektir.

Kalori yakmak için işte size iyi bir reçete: yemekten sonraki sindirim sürecinde metabolizma yükseltici hafif egzersiz yapın.

Bugünkü modern dünyada bu pratiği nasıl gerçekleştirmeli? Jimnastik salonuna günde iki kere gidin veya günde bir kere koşu yapın ve bir kere jimnastik salonuna gidin. Ya da çalışma programınızı esnetebiliyorsanız, normalde iş yaptığınız saatlerde egzersiz yapın. (Hayır, çalışma elbiselerinizle değil tabii ki. İyi bir egzersizde gerçekten terlemeniz gerekir. Egzersiz esnasında vücudunuzu ısınıp terlemiyorsanız, iyi bir egzersiz yapmıyorsunuz demektir.)

Bu tür bir yaklaşım sizin günlük metabolizmanızı gözle görülür şekilde artıracaktır. Çok zaman gerektiren ve pek de pratik olmayan bir yaklaşım olduğunu itiraf etmek gerek. Günde iki kere egzersiz yapmak sizi egzersizden çabucak soğutacaktır ayrıca.

SPOR SABAH YAPILMALI

Uyumak metabolizma üzerinde en düşürücü etkiyi yapıyorsa, gece saatlerinde egzersiz yapmak gerçekten boşa harcanmış zaman demektir. Öyleyse sabah egzersiz yapmak için daha iyi bir zamandır. Fakat unutmamak gerekir ki vücudunuz aç-kapa türü çalışan bir mekanizma değildir.

Dolaşım düzeylerini artırmak ve kasları esnetmek zaman alır. Bu açılardan değerlendirildiğinde sabah erkenden yapılacak egzersiz, ideal bir egzersiz değil diye düşünülebilir. Kalori yakış hızını boş bir mideyle yakaladığınızda, vücudunuz sıkı bir egzersiz için gerekli olan yakıttan mahrum kalmış demektir.

Sabah saat 9′da egzersiz yapmayı planlamışsanız, sabah kahvaltınızı 7:30 gibi yapmanız uygun olacaktır. Vücut esnekliği ve hareketliliğini kazanmak için bu süreye ihtiyacınız vardır.

Haftada 3 veya dört defa, günde iki defa 30′ar dakikalık egzersiz yapmak, kalori yakmak için en uygunudur. Sabah 9 ve öğleden sonra 3 saatleri, günde yapılacak iki egzersiz için en verimli saatler olacaktır. Çalışma düzeniniz elvermiyorsa, tabii ki buna uymak için kendiniz zorlamamalısınız.

Öğle yemeğinin ardından yapılacak sıkı bir yürüyüş ve akşam yemeğinden bir saat kadar önce 30 dakikalık bir egzersiz -akşam yemeğini son derece hafif yemeniz kaydıyla- gene metabolizmanızı yükseltici etki yapacaktır.

Posted in SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , , ,

‘Terliyken de su için’


Uzmanlar terliyken su içilmemeli düşüncesinin yanlış olduğunu belirtti.
Spor yaparken sıvı alınmaması ve terliyken su içilmemesi gerektiği düşüncenin yanlış bir inanış olduğu belirtildi. Sıcak havalarda yapılan sportif faaliyetler sırasında yaşanan sıvı kaybı, çabuk yorulma, kramp ve bacak ağrıları, sinirlilik ve mide bulantısı.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Karaoğlu, sıcakların en etkili olduğu temmuz, ağustos ve eylül aylarında sıvı kaybının neden olduğu tehlikelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini bildirdi.

Karaoğlu, vücuttaki sıvı kaybı, fiziksel performansı negatif olarak etkiliyor. Sıcak havalarda yapılan sportif faaliyetler sırasında yaşanan sıvı kaybı, çabuk yorulma, kramp ve bacak ağrıları, sinirlilik ve mide bulantıları gibi sorunlara yol açıyor. Bu negatif etki sadece sporda değil, aktif yaşamda da gözle görülür performans düşüklüğü yaratıyor.

Bu nedenle sıcak havalarda, özellikle de sportif aktiviteler sırasında bol sıvı alınmalıdır. Sıvı alınarak, daha fazla enerji, güç ve dayanıklılık, daha serin bir vücut, daha uzun ve yüksek performans, sonraki aktivite için vücudun daha çabuk toparlanması sağlanabilir.”

“TERLİYKEN DE SU İÇİN”

Spor öncesi sıvı alınmamasının, spor sırasında çok susamaya yol açtığını, bunun sonucunda da gereğinden fazla su içme isteği doğduğunu kaydeden Karaoğlu, vücudun gereksiniminden fazla sıvı alınmasının da doğru olmadığına dikkati çekti. Karaoğlu, şöyle devam etti:

“Spor yaparken sıvı alınmaması ve terliyken su içilmemesi gerektiği düşüncesi, oldukça yanlış bir inanıştır. Spor öncesi sıvı alınmaması, spor sırasında çok susamaya yol açmakta, gereğinden çok su içme isteği doğmaktadır. Doğru sıvı alımı, az miktarlarda ancak sık sık içilerek yapılır.

Eğer aldığınız sıvı serin olursa, içmek daha zevkli gelir. Yani ‘terli terli su içilmez’ gibi bir mantık yanlıştır. Sıvı kaybının neden olduğu olumsuzlukların önüne geçilmesi için terliyken de su içilmelidir.

Suyla beraber vücudun kaybettiği elektrolit ve enerjiyi de yerine koyacak türde maddelerin alımı çok daha faydalıdır. Bu amaçla bir miktar tuzlu ayran veya şekerli içecekler kullanılabileceği gibi, oranı ve miktarları bilimsel verilerle ayarlanmış çeşitli elektrolit tuzlar, şekerli ve vitamin katkılı hazır sporcu içecekleri kullanmak daha da olumlu sonuç verir.”

Karaoğlu, “sıvı kaybına karşı üç kural unutulmamalıdır: Terleme ile kaybedilenlerin geri kazanılabilmesi için spor öncesinde, esnasında ve sonrasında sıvı alınmalı, doğru sıvılar tercih edilmeli, sıvı almak spor yaparken izlenilmesi gereken temel bir sağlık ve emniyet kuralı olarak algılanmalıdır” diye konuştu.

Posted in SağlıkYorumlar (0)

Tags: , , , , ,

Oynarken egzersiz yapın


Bilgisayar oyunları başında çakılıp kaldığınız için hantallaştığınız mı düşünüyorsunuz? Sanal gerçeklik artık sizi oyun oynarken egzersiz yapacağınız bir boyuta taşıyor: Yeni Wii Fit
Wii Fit paketinin içinden bir Nintendo Denge Tahtası (Nintendo Balance Board) bir de Wii Fit oyun CD’si çıkıyor. Bilgisayar oyunları dünyasına yabancı olanlar için hemen açıklayalım: BU pakette TV ekranına bağlayarak oyunlar oynarken gerçekten de hareket ediyorsunuz. Söz gelişi teniz oynuyorsanız, gerçektende ekranın karşısında raket sallamanız gerekiyor. Golf oynarken ise wireless kontrolü adeta bir golf sopası gibi savurmanız lazım.

Eğer bizzat böyle bir ürünü deneme şansına sahip değilseniz bunun yalnızca bilim-kurgu filmlerinde olacağını düşünmeniz normal. Ama gerçek bir deneyimden bahsediyoruz. Bu konsolda oyun oynarken gerçekten de sağlıklı bir şekilde hareket ediyor, terliyor ve spor yapmış oluyorsunuz. Hem de çok eğlenceli.

Bu yeni ‘oyuncağı’ 3 bölümde incelemek mümkün. İlk aşamada Wii Fit sizin boyunuzu ve kilonuzu ölçerek sizin BMI değerinizi (Vücut Kitle Endeksi) hesaplıyor. Daha sonra da bir kaç denge testi sonucunda Wii Fit yaşınızı da söylüyor. Bundan sonra da gelişmenizi takip ediyor. İkinci aşama bir fitness hocası, size yol gösteriyor. Üçüncü aşama ise bizzat oyun konsolu. Egzersiz yapma konusunda zaten usta olan insanlar da unutulmamış: Bu oyun size egzersiz olarak yeterli gelmediyse, egzersiz hocanız size çok daha ilginç ve hiç de kolay olmayan egzersiz yöntemleri de tarif ediyor.

Sizin ve arkadaşlarınızın gelişmelerini takip eden database ise kimin ne kadar zamanda ne kadar form tuttuğunu ve kilo verdiğini göstermesi açısından ilginç bir rekabet yaratıyor.

Posted in TeknolojiYorumlar (0)

Tags: , , , , , ,

Dünyanın en seksi sporcuları


Fransız Le Groom magazin sitesi spor dünyasının gelmiş-geçmiş en seksi kadınlarını seçti.

Listenin ilk sırasında yer alan golfçü Natalie Gulbis.


Listenin ilk sırasında 26 yaşındaki golf oyuncusu Natalie Gulbis bulunuyor. Gulbis daha önce de birçok otorite tarafından yılın seksi sporcuları arasında gösterilmişti.

Listenin geri kalanı ise şöyle:

2) Katarina Witt (Alman patenci)

3) Anna Kournikova (Rus tenisçi)

4) Chris Evert (ABD’li tenisçi)

5) Jennie Finch (ABD’li softball’cu)

6) Biba Golic (Sırp masa tenisçisi)

7) Danica Patrick (ABD’li rallici)

8) Gabrielle Reece (ABD’li voleybolcu)

9) Ana Ivanovic (Sırp tenisçi)

Posted in MagazinYorumlar (0)

Tags: , ,

“Ne alaka?”


Futbolda gündem EURO 2008′e doğru kayarken bir anda Fenerbahçe

Spor Kulübü’nün Emre Belözoğlu’nun kulübü Newcastle United ile transferi konusunda açıklamasının ardından değişti. Emre Belözoğlu’nun Fenerbahçe’ye transferi 7′den 77′e herkeste yankı uyandırdı. Sporx yazarlarından Esat DERGİ Fenerbahçe’nin Emre Belözoğlu hamlesini yorumlarken, sarı-lacivertli yönetimin hata yapma ısrarının altını çizdi. ‘Ne alaka?’ başlıklı yazıda yazarımız Emre Belözoğlu ile açılan gündemi geniş bir pencereden irdelerken, ince analizlerde bulundu.

Yazıdan bir kısım

Fatih Akyel ‘Cim Bomun ..’ tezahüratı da yaptı F.Bahçe taraftarı.
Kendilerine küfür eden Tümer’i de sırtladılar, kucakladılar.
Emre Belözoğlu olayında da değişmeyecek.
Bir büyük varsa şu arenada, tekrar onu kanıtlayacaklar.
Onların kutsal görevleri gibi.
Formalar sırtta, boyunlar öne doğru.
Destek ve destek.
Kaç tribünde bu kadar uzun soluklu destek görüldü ki yakın geçmişte.
Dikkat edin, yakın geçmişte diyorum.
F.Bahçe taraftarı artık ulu, saygı veren alan bir cemiyet.
Bu taraftar bu kadar tepksiz ve destek verir iken.
Emre ile kafaları karıştırmak, bazen iç sıkıştırmak.
Cihat’lar, Lefter’ler, Can’lar, Fikret’ler diye marşlar söylenmişken.
Şimdi Emre’ler, Fatih’ler, Tümer’ler giyiyor formayı.
Ne alaka?

Posted in SporYorumlar (0)

Books Blogs - BlogCatalog Blog Directory