Tag Arşivi | "suudi arabistan"

Tags: , , , , , , , ,

Dünyayı sarsan petrol şokları


Petrolün fiyatının 141 doları geçmesi, dünyanın üçüncü bir petrol şoku deneyimi geçirdiğini düşündürtüyor.

Time Dergisi, yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, 150 milyar dolar maddi hasara yol açan, Irak-İran Savaşı’nı kapağına taşımıştı.

Geçen yıl varili 70 dolar olan petrolün fiyatının yılbaşından bu yana yüzde 40 artarak 141 doları geçmesi, dünyanın üçüncü bir ”petrol şoku” deneyimi geçirdiği fikrini akla getiriyor.

Petrol fiyatları, petrol arzına ilişkin kaygılar ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin yanı sıra yatırımcıların enflasyona karşı korunmak için emtiaya aktardıkları paranın artması ve ABD Dolarının değerinin düşük olması nedeniyle yükseliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı Nabuo Tanaka, bu ay başında, ”dünyanın üçüncü büyük enerji krizinde olduğunu” söyledi ve petrol talebinin kesilmesi için ”enerji devrimi” çağrısı yaptı. Önceki petrol krizlerine siyasi kargaşa ve savaşın yol açtığı arzdaki keskin düşüş neden olurken, bu kez gelişmekte olan Asya ülkeleri ve Orta Doğu ekonomilerinin petrole olan talep patlaması fiyatları yükseltti.

Dünya ekonomilerini sarsan petrol şokları şöyle:

1973

İlk petrol şokuna, Arap-İsrail savaşında İsrail’in destekçilerini, özellikle ABD, Japonya, Hollanda, Portekiz ve Güney Afrika’yı doğrudan etkileyen Arapların petrol ambargosu yol açtı.

Petrol ambargosuyla petrol fiyatı 4 misli artarak 12 doları buldu. Artan enflasyon diğer sanayileşmiş ülkelerin ekonomilerini etkiledi. Petrol krizi, farklı petrol kaynaklarının araştırılmasını ve farklı yakıt kullanımını teşvik etti.

1979

İran İslam Devrimi’nden sonra ortaya çıkan ikinci petrol şoku, özellikle dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’de çok şiddetli hissedildi. İran’dan bütün petrol ihracatı durdu, toplam petrol arzı yaklaşık yüzde 5 azaldı ve fiyat yüzde 150 yükseldi. Ortalama petrol fiyatı 1979 yılında 32 doların biraz altındaydı.

İran-Irak Savaşı: İki önemli petrol ihracatçısı ülke arasındaki savaş nedeniyle başlangıçta petrol piyasasında günlük petrol üretimi 4 milyon varil ya da dünya petrol talebinin yüzde 8′i kadar azaldı. 1980 yılında petrolün varil fiyatı yaklaşık 37 dolar oldu.

Uluslararası petrol şirketleri 1979′dan sonra önemli yatırımlar yaptı ve Suudi Arabistan tam ölçek arz krizinin önüne geçilmesine yardımcı olmak için üretimini artırdı. Bu iki petrol krizinden sonra aşırı üretim petrol piyasasında arz fazlasına yol açtı, durgunluk talebi azalttı ve fiyatlar çöktü.

Petrolünün yüzde 90′ını Orta Doğu’dan alan Japonya, akaryakıt verimliliğine dayalı otomotiv endüstrisini geliştirdi, elektronik ve robot teknolojisi gibi teknolojik olarak ilerlemiş sanayiler üzerine yoğunlaştı.

2008

Petrol fiyatlarının yılbaşından buyana yüzde 40 artmasıyla, ham petrolün efektif para maliyetinin şimdiye kadarki en yüksek seviyesine çıkması, üçüncü petrol şoku olduğu yönündeki fikirlerin tartışılmasına neden oldu. Asya’da yeni sanayileşmiş ülkelerde petrole olan talep, bu ülkelerde akaryakıt yardımları kısılsa bile güçlü olmaya devam etti.

Son üç ayda Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Endonezya, Bangladeş, Vietnam ve Singapur’da benzin fiyatları yüzde 10′dan fazla zamlandı. Petrol fiyatlarındaki artış, bu ülkelerde enflasyonist baskıya yol açarken asıl tehlike, büyümesi düşük olan ülkeler için söz konusu oldu.

Çiftçiler, balıkçılar ve nakliyeciler artan petrol ve gıda fiyatlarından yakınırken, İspanya, Fransa, Yunanistan, İsrail ve Nepal’ın da arasında bulunduğu bazı ülkelerde göstericiler sokaklara çıktı.

Posted in EkonomiYorumlar (0)

Tags: , , , , , ,

Seks ve Suudi kızı!


Suudi Arabistan’a ‘kadınsı’ bir ışık getiren genç yazar, peçenin arkasındaki gizemleri yazıyor.

Suudi yazar Rajaa Alsanea, sonraki yıllarda Suudi Arabistan’ın ilk kadın bakanı olmayı da kafasına koymuş durumda. (Fotoğraf: Arşiv)
Kadınların oy vermek ve otomobil kullanmak gibi haklardan bile mahrum olduğu Suudi Arabistan’da Rajaa Alsanea adlı kadın yazarın kitapları çok ilginç bir satış grafiği yakaladı. Bağnazlığıyla meşhur Suudi toplumu, kadınların sesine kulak vererek yeni bir toplumsal gelişimin sinyallerini mi veriyor?

‘Riyad’lı Kızlar’ adlı kitabıyla Arap alemine yeni bir soluk getiren yazarın kitabı tabii ki Arabistan’da basılamazdı. Bu işi üstlenen İngiltere’deki Fig Tree yayınevi oldu. Adeta ‘Sex and the City’nin Arap versiyonu sayılabilecek bu kitapta dört genç orta-sınıf Arap kızının boğucu bir toplum düzeninde yaşadıkları aşk ve eğlence arayışı konu ediliyor.

Arabistan’daki karaborsada el altından yüksek fiyatla satılmaya başlanan bu kitap nedeniyle genç yazara ölüm tehditleri gelmeye başladı bile. “Tabuları kırmak veya isyan başlatmak gibi bir niyetim yoktu. Sadece bazı insanların geleneklerin etrafından dolaşmak için nasıl yollar bulduklarını anlatmak istedim. Benim tanıdığım genç kadınlar modern ve stil sahibi bir hayat sürmek ve aşık olmak istiyorlar, tıpkı dünyanın diğer yerlerindeki genç kadınlar gibi. Asla skandal yaratmak gibi bir niyetim yoktu.” diye anlatan 25 yaşındaki Arap yazar, 18 yaşından beri yazmakta olduğunu belirtiyor.

Londra ve İsviçre’deki özel kliniklerde her yıl yüzlerce Suudi kadının estetik ameliyattan geçtiği, botoks ve burun operasyonları yaptığı hatırlatıldığında genç Suudi yazar “Televizyonumuz ve Internetimiz var. Batılı kadınların sahip olduğu bazı şeyleri biz de istiyoruz” diye cevap veriyor.

Ailesindeki bazı kadınların başı açık olmasına rağmen Rajaa Alsanea üç yıl önce kendi isteğiyle başını örtmüş. “İnancımı bu şekilde ifade etmeye karar verdim” diyor.

ŞİMŞEKLERİ ÜZERİNE ÇEKİYOR AMA…

Suudi Arabistan’daki muhafazakar çevrelerinin öfkelerinin hedefi haline gelmiş olmasına rağmen Alsenea aslında iyi bir Suudi kızı: “Suudi Arabistan’da din ve geleneği birbirinden ayırmamız lazım. Kadınların araba süremeyeceğini veya boşanmış kadınlara toplumun kötü muamele etmesi gerektiğini Allah söylemedi ki. Suudi hükümeti Suudi halkı üzerinde baskı uygulamıyor. Eğer aileler değişmek isterse, o zaman yasalar da değişir” diyerek Suudi toplumunun daha özgür ve modern olmasındaki asıl engelin ‘kafa yapısı’ olduğunun da altını çizmiş oluyor.

“Eğer ABD’de kalsaydım o zaman bir korkak olurdum ve Allah’ın bana verdiği nimetleri hak etmemiş olurdum. Ülkeme dönmeli ve bazı şeyleri değiştirmeye başlamalıyım. Bu benim görevim. Annem, benim Suudi Arabistan’ın ilk kadın bakanı olmamı istiyor” diyen Alsenea şimdiden bir şeyleri değiştirmeye başlamış görünüyor.

Posted in YaşamYorumlar (0)

Books Blogs - BlogCatalog Blog Directory