Tag Arşivi | "taraftar"

Tags: , , , , ,

Carlos: Borcumu ödeyeceğim


Roberto Carlos, taraftara borçlu olduğunu, bu sezonki başarılarla borcunu ödemek istediğini ifade etti.

Roberto Carlos’un FBTV’ye yaptığı açıklamalar, kulübün internet sitesinde de yayınlandı.

Geçen sezon Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde Sevilla ile yapılan ilk maçta sakatlanarak 3,5 ay sahalardan uzak kalan Brezilyalı futbolcu, tatil döneminde tedavilerini sürdürdüğünü ve kendisini iyi hissettiğini bildirdi.

Tatilinin son günlerinde Brezilya’da maç yapma fırsatı bulduğunu kaydeden Roberto Carlos, ”Takım arkadaşlarımla birlikte tekrar antrenmana çıkmaktan büyük keyif aldım. Sevilla maçından sonra çok zor bir dönem geçirdim. Yaklaşık 3,5 ay futbol oynayamadım. Tekrar sahalara dönmek benim için çok büyük bir mutluluk” diye konuştu.

‘KENDİMİ BORÇLU HİSSEDİYORUM’

Fenerbahçeli futbolcu, sakatlığından dolayı oynayamadığı maçların telafisini bu sezon ki başarılarla kapatacağını dile getirerek, ”Taraftara kendimi borçlu hissediyorum” dedi.

Fenerbahçe taraftarının, bulunduğu her ortamda kendisine sevgi gösterilerinde bulunduğunu, taraftarlara bunun karşılığını vermek istediğini anlatan Roberto Carlos, ”Geçen sezon sonu sakatlığımdan dolayı takımdan yoksundum. Eğer var olsaydım belki daha farklı bir sonuç alabilir, daha başarılı olabilirdik. O yüzden ben onlara söz veriyorum. Bu sene geçen seneye nazaran çok daha iyi olacak ve takım olarak çok daha başarılı olacağız” şeklinde konuştu.

‘ARAGONES’E YARDIMCI OLACAĞIZ’

Brezilyalı futbolcu, Fenerbahçe’nin ön sözleşme imzaladığı İspanyol teknik direktör Luis Aragones’e, Türkiye’de başarılı olması için ellerinden gelen yardımı yapacaklarını söyledi.

Posted in SporYorumlar (0)

Tags: , , ,

Çarşı’nın veda mektubu


Alen Markaryan önce Çarşı’nın kendisini kapattığını söyleyerek herkesi şaşkına çevirdi ardından da bir veda mektubu yazdı! İşte Alen imzalı Çarşı’nın veda mektubu…

“Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.

Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de…

Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan “inanın çocuklar başardık” şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.

Lakin, çok sakin bir şekilde söyleyelim ki; Beşiktaş Camiası’nı o fotoğraf karesinde buluşturmak istemeyen güçler var.

Amatör ruh, profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeyler hissedeceksiniz.

Kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. Çünkü o yanınız size mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir.

Beşiktaş’ı yaşamak, Çarşı’yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir.

Dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına neler eylemektedir?

Hiç düşündünüz mü?

Devamlı sırtında kamburla dolaşan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleştirilen, her daim içine çomak sokulan, dudak dudağa bile hayalken, göz göze sevişmelerine bile ferman çıkartılan bu coğrafyayı…

Hiç düşündünüz mü?

Bağırıyorken de, bağırmıyorken de her şekilde her dönemde para alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası bu haritanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü?

Ve siz “karşı” olmak ne demektir bilir misiniz?

Düşünün bakalım.

Tam 1,5 saatiniz var.

Mahallenin hep kötü çocuğuyduk.

Hep içimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık.

Ama yalnızca çalıştık.

Zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik.

Zamanın tümünü Beşiktaş’la geçiren bu kitlenin ne yaptığını “zaman” bile anlayamazdı eminiz.

İyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hit ve hep bir numara birçok imzamız oldu.

Her şeyi Beşiktaş için yaptığımıza kalıbımızı basardık.

Hala da basarız.

Lakin bunları yaparken,
galiba
sanırım
zannediyorum
ve hissediyorum ki zarar veriyormuşuz.

Şanlı, şerefli camiamızı rahatsız etmeye başladığımızı hissettik sanki. Biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, biz Beşiktaş’sız bir hayat yaşamaya başlamışsak ve biz zarar veriyorsak hemen gidebilirdik.

Herşey Beşiktaş için değil miydi?

Aslında herşey geçen sene “satılmış Çarşı” diye bağırıldığında başladı.

Yazık kere yazıktı. Tam bırakıyorduk ki…

24 Saat Beşiktaş’ı yaşarken Beşiktaşsızlık nasıl bir duyguydu ki?

Ve biz nereye gidiyorduk?

Dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz, uygun zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı.

Ama baktık ki; hakaret almış başını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kimin hakaret ettiğini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıp tutuyor…

Sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bu limandan, hem bu can evimizden.

Bu kararı verirken kaburgamızın tam ortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum:

“Çarşı Beşiktaş’ın üstüne geçti”

İşte bu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı…

Beşiktaş neresiydi, Çarşı kimdi? Bu ne yaman çelişkiydi ki…

Şanlı Beşiktaş olmasa Çarşı olurmuydu ki?

Neyse…

İnşallah geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım.

Hakkımız geçtiyse size hakkınızı helal edin.

Biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.

ÇARŞI adına Alen Markaryan”

Posted in SporYorumlar (0)

Tags: , , , , ,

Hırvatlar Viyana’da olay çıkardı


Maçın oynanacağı Viyana’da Hırvat taraftarlar, Türk taraftarlara bira şişesi fırlattı.

EURO 2008 çeyrek finalinde Türkiye ile Hırvatistan arasında bu akşam oynanacak maç öncesi Türk ve Hırvat taraftarlar arasında olay çıkmasına ramak kaldı.

Avusturya’nın başkenti Viyana’daki, karşılaşmanın oynanacağı Ernst Happel Stadı çevresinde toplanan Türk ve Hırvat taraftarlar, maçın havasına girmeye başlarken, sayıca çoğunlukta bulunan Hırvat taraftarlar cesaretlenerek, az sayıdaki Türk taraftarlara sataşmaya başladı. Alkol aldıkları gözlenen ve ellerindeki bira şişelerini Türk taraftarlar üzerine atan Hırvatlar gerginlik yarattı.

Yaklaşık 3000 taraftar, 150 kadar Türk’ü meydanda taciz ederken, Türk basın mensuplarına da sataştılar. Avusturya polisi olaya müdahale ederken, az sayıdaki Türkleri o noktadan uzaklaştırmayı tercih etti ve olayları sakinleştirdi.

SES BOMBASI ATILDI

Dün geceden beri alkol alan binlerce Hırvat taraftar, yakınlarında patlayan bir ses bombasıyla hareketlendi ve çevredeki iş yerlerine saldırmaya ve her yere bira kutusu atmaya başladılar. Olaylar tam yatıştı derken atılan ikinci ses bombasıyla ortalık yeniden karıştı. Gerginliğin gittikçe yükseldiği bölgede güvenlik güçleri olayları güçlükle yatıştırdı.

Posted in SporYorumlar (0)

Tags: , , , , , , ,

Tribünlerden Aragones’e ret


F.Bahçeli taraftarlar, ismi sarı lacivertli takımla sıkça anılan İspanyol çalıştırıcı Aragones’e hayır diyor.

Fenerbahçe’yi yeni sezonda çalıştıracak teknik direktörün kim olacağı sorusunun yanıtı merakla beklenirken, medyada gündeme gelen isimler konusunda taraftarlar da internet sitelerinde fikirlerini bildiriyor.

Fenerbahçeli taraftarlar arasında önemli bir yeri olan ”www.antu.com” adresli web sitesinde, özellikle son günlerde medyada adı sarı-lacivertli ekiple anılan Luis Aragones hakkında olumlu ya da olumsuz çok sayıda görüş yer aldı.

Bir taraftarın ”Aragones’e hayır imza kampanyası” başlığıyla açtığı tartışma çok sayıda destek bulurken, sitede başlatılan ankette de ”Aragones’i istermisiniz?” sorusuna verilen yanıtların büyük çoğunluğu ”hayır” yönünde.

‘HOCA DEĞİL GELECEĞİMİZ BELLİ OLACAK’

”Hoca değil, geleceğimiz belli olacak” başlıklı antu.com açıklamasında ise Vanderlei Luksemburgo, Luis Aragones ve Joachim Löw hakkında bilgiler verilerek özetle şöyle denildi:

”Yönetimimiz bir teknik direktör adı açıkladığı anda, bize düşen görev onun arkasında kaya gibi durmaktır. Yönetimimiz nasıl taraftarla ilişkisini, dişiyle tırnağıyla uğraşarak en aşağı noktalardan zirveye taşıyan Zico’yu gönderme kararı aldıysa, Fenerbahçemiz’in menfaatlerini düşünerek yeni bir hocayla anlaşacak. Biz taraftarlar kendi içimizden çıkardığımız ‘hep destek, tam destek’ felsefesine uygun olarak yeni hocamıza sabır göstereceğiz, kendisine zaman tanıyacağız. Hocanın takımı tanıma süresi olduğu, yeni bir ülkeye adaptasyon için süre gerektiği gerçeğine saygılı olacağız.”

Bu arada taraftarlar, İstanbul’da bulunan Fenerbahçe’nin son iki sezonki teknik direktörü Zico’ya bir veda organizasyonu yapılması fikrini de tartışıyor.

Posted in SporYorumlar (0)

Tags: , , ,

Çarşı’nın veda mektubu


Alen Markaryan önce Çarşı’nın kendisini kapattığını söyleyerek herkesi şaşkına çevirdi ardından da bir veda mektubu yazdı! İşte Alen imzalı Çarşı’nın veda mektubu…
“Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.

Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de…

Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan “inanın çocuklar başardık” şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.

Lakin, çok sakin bir şekilde söyleyelim ki; Beşiktaş Camiası’nı o fotoğraf karesinde buluşturmak istemeyen güçler var.

Amatör ruh, profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeyler hissedeceksiniz.

Kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. Çünkü o yanınız size mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir.

Beşiktaş’ı yaşamak, Çarşı’yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir.

Dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına neler eylemektedir?

Hiç düşündünüz mü?

Devamlı sırtında kamburla dolaşan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleştirilen, her daim içine çomak sokulan, dudak dudağa bile hayalken, göz göze sevişmelerine bile ferman çıkartılan bu coğrafyayı…

Hiç düşündünüz mü?

Bağırıyorken de, bağırmıyorken de her şekilde her dönemde para alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası bu haritanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü?

Ve siz “karşı” olmak ne demektir bilir misiniz?

Düşünün bakalım.

Tam 1,5 saatiniz var.

Mahallenin hep kötü çocuğuyduk.

Hep içimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık.

Ama yalnızca çalıştık.

Zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik.

Zamanın tümünü Beşiktaş’la geçiren bu kitlenin ne yaptığını “zaman” bile anlayamazdı eminiz.

İyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hit ve hep bir numara birçok imzamız oldu.

Her şeyi Beşiktaş için yaptığımıza kalıbımızı basardık.

Hala da basarız.

Lakin bunları yaparken,
galiba
sanırım
zannediyorum
ve hissediyorum ki zarar veriyormuşuz.

Şanlı, şerefli camiamızı rahatsız etmeye başladığımızı hissettik sanki. Biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, biz Beşiktaş’sız bir hayat yaşamaya başlamışsak ve biz zarar veriyorsak hemen gidebilirdik.

Herşey Beşiktaş için değil miydi?

Aslında herşey geçen sene “satılmış Çarşı” diye bağırıldığında başladı.

Yazık kere yazıktı. Tam bırakıyorduk ki…

24 Saat Beşiktaş’ı yaşarken Beşiktaşsızlık nasıl bir duyguydu ki?

Ve biz nereye gidiyorduk?

Dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz, uygun zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı.

Ama baktık ki; hakaret almış başını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kimin hakaret ettiğini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıp tutuyor…

Sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bu limandan, hem bu can evimizden.

Bu kararı verirken kaburgamızın tam ortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum:

“Çarşı Beşiktaş’ın üstüne geçti”

İşte bu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı…

Beşiktaş neresiydi, Çarşı kimdi? Bu ne yaman çelişkiydi ki…

Şanlı Beşiktaş olmasa Çarşı olurmuydu ki?

Neyse…

İnşallah geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım.

Hakkımız geçtiyse size hakkınızı helal edin.

Biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.

ÇARŞI adına Alen Markaryan”

Posted in SporYorumlar (0)

Books Blogs - BlogCatalog Blog Directory